‘Maden ısrarı felaketimiz olacak’

Orhan Kandemir DENSAN Madencilik tarafından Altınova’da denizden maden çıkarma ısrarı sürüyor. Bakanlık tarafından verilen ÇED raporu gereklidir kararının ardından harekete geçen Sivil Toplum Örgütleri Ve Altınova Sahil Siteleri sakinleri karara itiraz edip, ÇED sürecini durdurmak için imza kampanyası başlattı

Orhan Kandemir DENSAN Madencilik Ayvalık halkının tüm itirazlarına ve uyarılarına rağmen Altınova Denizinden demir madeni çıkarma ısrarını sürdürüyor. Bakanlık tarafından ÇED raporu gereklidir kararı verilmesinin ardından harekete geçen doğa savunucuları süreci durdurmak için imza kampanyası başlattı. 16 Ekim’de yapılacak olan ÇED bilgilendirme toplantısı öncesinde mücadele kararı alan Ayvalık halkı, denizden maden çıkarma faaliyetlerinin sualtı canlıları ve ekolojik sistem açısından geri dönüşümü mümkün olmayan zararlar getireceği fikrinde birleşiyor. Firma yetkilileri yaptıkları açıklamada ise günde 300, yılda 90 bin ton kıyı kumunu işleyeceklerini belirtiyorlar. Çevre örgütleri ve Ayvalık halkı ise yapılacak bu işlemden sonra kumsalda ve deniz dibinde canlı yaşamının son bulacağından endişe ediyor.

ÇED’den kaçmak için ruhsat alanını genişletme çabası

Jeoloji Yüksek Mühendisi Cengiz Karaköse “İlk arama bölgesi, şimdilik 23 hektarla sınırlı gözüküyor. Çünkü böyle yapmakla, ÇED toplantısından kaçmaya çalışılıyorlar… Yine de bu konuyu, iyice araştırmak gerekiyor tabii. Şirketin başvuru dosyasından öğrendiğime göre, denizin 22 metre derinine kadar olan kısımdaki kumların, emilerek yüzeye yani arama teknesine çekilmesi, cevherin çıkarma şekli olarak belirtiliyor. Şirket gerçekten demirli kumları araştırıp çıkaracaksa, kazanç sağlaması için ayda en az 10.000 tondan fazla kum çekmesi gerekecek. Oysa aylık çekebilecekleri kum miktarı, ancak 1.000 ton civarında görünüyor. Ayrıca şu anda demir cevherinin tonu 69-70 dolar. Yani yapılacak araştırma, masraflarını karşılayacak boyutta değil…” diyerek başka bir tehlikeye dikkat çekiyor. Bu araştırmanın asıl amacının demir olmadığını, başka ağır mineraller aramak olabileceğini söylüyor.

Ayvalık Çevre Derneği Başkanı Müge Okur, denizden maden çıkarma ısrarının Ayvalık ve Altınova için felaketle sonuçlanacağını, yaratacağı kirliliğin önüne geçilemeyeceğini, tüm bir deniz yaşamının korkunç zararlar göreceğini belirtiyor. Özellikle demir madeni rezervleri açısından zengin olduğu belirtilen bir ülkede denizden maden çıkarılmaya çalışılmasının şüphe uyandırıcı olduğunun altını çiziyor. “Denizde maden aramak tam bir akıl tutulmasıdır. Özellikle demir madeni rezervleri açısından ne kadar zengin olduğu sürekli vurgulanan bir ülkede denizden maden çıkarmaya çalışmak bizleri şüpheye düşürüyor. Elbette bilim insanlarının alanıdır ancak yalnızca demir madeni çıkarmak için bu kadar ısrarcı olamazlar. Bu tam anlamıyla Altınova’yı talan edecek, hepimizin felaketi olacak bir ısrardır. Kozak ve Kazdağları’nda maden şirketlerinin yaratmış olduğu tahribat korkunç boyutlardadır” diyor. Müge Okur ayrıca balık yumurtalarının, balık yuvalarının, tüm su canlılarına besin ve yaşam alanı sağlayan deniz tabanının zarar göreceğini bunun yanında bölge halkının turizm ve tarım gelirleriyle de geçimini sağladığının unutulmaması gerektiğini söyleyerek maden faaliyetleri sonucunda bölge halkının büyük zarar göreceğini belirtiyor.

‘Ruhsat alanı 20 bin hektara kadar genişletildi’

Ayvalık Tabiat Platformu Sözcüsü Nebahat Dinler ise geçen yıl ilk başvuru yapıldığı anda bilim insanlarının görüşlerine dayanarak hazırladıkları itiraz dilekçelerini gönderdiklerini hatırlatıyor. Dilekçelerde bu uygulamanın deniz tabanına vereceği zararları detaylı olarak belirttiklerini söylüyor. Belediye Başkanı Rahmi Gençer’in de denizde maden arama faaliyetlerine itiraz ettiğini söyleyen Nebahat Dinler “ÇED başvuru dosyasında bir önceki yıl elimize ulaşan dosyadan daha detaylı bir açıklama yok ne yazık ki. Ancak şunu öğrenmiş bulunuyoruz; ruhsat 20 bin hektarlık bir alanı kapsıyor. Bu durumda yalnızca Altınova Sahili değil, Sarımsaklı da maden faaliyetleri kapsamına girmiş oluyor. Ayrıca yerleşim yerlerine 300 metre bir mesafede maden çıkarılmak isteniyor. İnsanların özellikle yaz aylarında bu kadar yoğun yaşadığı bir yerde buna izin vermeyeceğiz” diyor. Maden şirketinin kullanacağı yöntem sonucunda tatlı su kaynaklarına da deniz suyu karışması olduğunu hatırlatan Dinler bu durumun tamamen görmezden gelindiğini belirtiyor.

Ayvalık Belediyesi ve Kent Konseyi de itiraz ediyor

İmza kampanyasına da destek veren Ayvalık Belediyesi Kent Konseyi Başkanı Filiz Karayelli “Çevre Bakanlığının bu projeyi derhal iptal etmesini istiyoruz. Konunun duyurulmasından itibaren Ayvalık Kent Konseyi ve çevre ile ilgili örgütlerin yanı sıra 200 civarında Altınova Sahil Sitesi duyarlılık göstererek mücadeleye başlamışlardır. Mücadelemiz sonuna kadar sürecektir. Türkiye’yi, Ege’yi, denizi, tabiatı seven herkesi imza kampanyamıza destek vermeye çağırıyoruz” diyerek destek beklediklerini açıklıyor.

Yazlık siteler bir araya geldi

Altınova SSK Sahil Siteleri Yönetim Kurulları Başkanları Platformu sözcüsü Hıfzı Ömer Onuk “madenciliğin ülkemizde yarattığı yıkımlar ortadayken, Ege sahillerinin en el değmemiş bölgesinde, binlerce ailenin yazın şehirden kaçarak nefes aldığı Altınova’da üstelik de denizde madencilik faaliyetine göz yumulmasını kabul etmeyeceğiz” diyerek sahil sitelerinin bu amaçla bir araya geldiğini belirtiyor. Altınova Sahilinin sahiplerine yani halka bırakılması gerektiğini belirten Onuk endemik özellik taşıyan ve oksijen kaynağı olan deniz çayırlarının yok olmasını istemediklerini söylüyor.

Altınova’da denizden demir madeni çıkarma girişimi tüm kentin gündemine girmiş durumda. Mücadeleden vazgeçmeyeceklerini belirten Ayvalıklılar doğa savunucularından da destek bekliyor.

‘Maden ısrarı felaketimiz olacak’” için bir yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir