Kitaplarda Midilli – Papalina.Org

Midilli-Ege’nin Huzur Köşesi – Işıl Büyükkal-Ş. Levent Deniz

(Gezi-Yaşam Kültürü)

450 yıl boyunca Türklerin ve Rumların bir arada, dostça, kardeşçe yaşadıkları…

Ege Denizi’nin üzerindeki dev çınar yaprağı…

Ege’nin Huzur Köşesi… Midilli

Öyle bir ada düşünün ki, her bir köşesinden ayrı tatlar alınsın. El değmemiş kilometrelerce uzunlukta kumsalları, harika bir denizi ve güneşi olsun. Sımsıcak, misafirperver insanları, her bir köşesinde geleneksel köy yaşamını tecrübe edebilme imkanı olsun. Aile işletmesi kahvehaneleri, restoranları, tavernaları, her yerinde leziz geleneksel Yunan yemekleri bulunsun.

Bozulmamış balıkçı limanları, birçok yöresel festivali, her yerinde ayrı ayrı doyumsuz manzaraları olsun. Tarihi ve dini önemi haiz manastır ve kiliselere, bunun yanı sıra birçok Osmanlı eserine de sahip olsun. Şifalı termal kaplıcalar, arkeolojik ve mitolojik tarihi yerler, görkemli Bizans ve Osmanlı kaleleri bir arada bulunsun. Her yerinde tarihi ve geleneksel konaklama imkânlarına, birbirinden keyifli yürüyüş parkurlarına, denizinden çıkarılmış envai çeşitte ürünlere sahip olsun.

Ata binilebilecek, kuş gözlemi, yelken ve su sporları yapılabilecek, cam gibi dibi görünen denizinde sualtı sporları yapılabilecek imkanları olsun. Bir de üstüne üstlük UNESCO tarafından koruma altına alınmış, benzersiz doğa harikası fosilleşmiş ormana sahip olsun…

Filozof Aristo’nun ders verdiği, antik lirik şairi Sappho ile özdeşleşen, dört bir denizde hüküm sürmüş Barbaros’un doğduğu, ünlü düşünce adamı Nâmık Kemal’in valilik yaptığı, Nobel ödüllü meşhur şair Elitis’in doğduğu, Anadolu kökenli yazar Venezis’in gözlerini yumduğu bir ada…

Ünlü yazar Mirivilis’in şiirlerine konu olmuş;

Derin mavi Ege’nin gerçek prensesi

Bir hayal, bir mit, bir gerçek, bir huzur cenneti…

(Tanıtım Bülteninden)

 

Midilli’de Söğüdün Gölgesinde – Ş. Levent Deniz

(Roman)

“Göç ediyoruz.” dedi kaptan; şivesinden Rum olduğu anlaşılıyordu. Sigarasından bir nefes aldıktan sonra bu sefer o sordu: “Siz kimlerdensiniz, nereye gidiyorsunuz?”

“Biz Midilli’nin Ağra Köyü’ndeniz, biz de göç ediyoruz, Anadolu’ya.” dedi babam.

“Kader.” dedi kaptan. Kendi teknesinin içine doğru, soğuktan birbirlerine sokulmuş, bitkin ve üzgün oldukları belli olan kadın ve çocuklara acıyan gözlerle baktı. Derin bir iççekip ekledi: “Biz Ayvalık’tan

Midilli’ye, siz Midilli’den Ayvalık’a…”Sigarasından tüm ciğerlerini dolduracak kadar güçlü bir nefes daha çekti ve konuşmasına devam etti: “Duymadınız galiba. Smyrni dün sabah düştü.”

Aşkın gücüne, özlemin ve pişmanlığın yarattığı dinmek bilmez sızıya ve sonsuza dek kaybedilenin yarattığı hüzne dair unutulmayacak bir hikâye… Bu romanı kolay kolay unutamayacaksınız…. Midilli’nin sokaklarında gezdiğinizi hissedecek, söğüdün yapraklarının arasından geçen rüzgârı hissedeceksiniz…

Ahmet ÜMİT – Yazar

Bu acıklı bir o kadar da duyarlı aşk hikayesini bana “geçirebilmiş” olmanın tek nedeni var dostum: “Sınırsız sorumsuz bir samimiyet!…” Hele de son 56 sayfadaki o kreşendo!… İlk 150 sayfa belli ki, o son üç bölüm için yazılmış…

Ali SAYDAM –İletişim Uzmanı / Yazar

Levent Deniz’in “Midilli’de Söğüdün Gölgesinde” adlı romanını, hikâyenin geçtiği yerlerin çok yakınında, Ege’de bir tekne gezisinde okudum, hem de bir solukta.Yakın tarihimizin acı bir gerçeğini, mübadele yıllarını, çok dokunaklı, çok duygusal anlatmış yazar.

Erol EVGİN – Mimar / Sanatçı

Yazarın yüreğinde öyle bir öykü var ki… Eliniz mutlaka bu kitaba varmalı. Harika bir roman!

Sunay AKIN – Yazar

(Tanıtım Bülteninden)

 

Midilli’den Çıktık Yola – Doç. Dr. Vural Yiğit

Doç. Dr. Vural Yiğit’in ‘Midilli’den Çıktık Yola’ adlı kitabı antik çağ, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde Ege adaları, Midilli Adası (Lesvos), İzmir ve Foça tarihini, Midilli ailesi ekseninde

ayrıntılı olarak ele alıyor.

Doç. Dr. Vural Yiğit, kitabında Midilli Ailesi’nin köklerini 1725 yılında Urfa’da doğan, askerlik görevi için Midilli Adası’na gelip buraya yerleşen Bekir Ağa ile başlatıyor. Bu arada, Kaptan-ı Derya Barbaros Hayrettin Paşa, Midilli’de gemicilik ve tersane, kalyonların denize indirilmesi, bölgenin mimarisi, Midilli’de Bekir Ağa soyu, adada yaşam, Namık Kemal’in adaya gelişi, savaşla birlikte değişen yaşam şartları, göçün başladığı 1913 yılı İzmir’i, saat kulesi ve halkın yaşayışı gibi konular irdeleniyor. 1913 yılında Foça ve yöresinde kazılar yapan ekibin başı FelixSartiaux’ya ‘Foça’da bir kuşkulu Fransız’ başlığıyla değiniliyor. Kitapta, ailenin büyümesi, tuz ticareti, zeytincilik, otobüsçülük, balıkçılıktan Foça Belediye Başkanlığı’na uzanan süreç, yurtiçi ve yurtdışına yapılan seyahatler, maceralı ABD yolculuğu, Reha Necla Midilli Vakfı’nın kuruluşu ve eserleri anlatılıyor.

 

Ayvalık ve Midilli Mutfağı – Pınar Atay Başol

(Yemek)

Ayvalık’a yolunuz düştüğünde, yaz olsun kış olsun, her zaman birbirinden lezzetli otlar bulabilmeniz mümkündür. Belki de adını yeni duymuş olacağınız istifno, deniz börülcesi, susamotu, radika/hindiba, yaban ıspanağı, muhliye, ebegümeci, kuzukulağı, ısırganotu, cibes, hardalotu, yaban sarımsağı, akkız/şevketi bostan, turpotu, yaban kerevizi, kazayağı, arapsaçı/rezene, leylekgagası, zoho gibi nice otlar…

Bu otlar nerede, hangi mevsimde yetişir, hangi yemeklerde kullanılır ve nelere faydalıdırlar? Pişirilirken dikkat edilmesi gereken esaslar nelerdir? Hangi et hangi yemeğe yakışır? Hangi balık hangi mevsimde bulunur?

Pınar Atay Başol’a dedesinden miras kalan tarifler, annesi Afet Atay’ın da katkısıyla bu kitapta toplandı. Ege yöresine özgü, hem sağlıklı hem de hafif tariflerden oluşan Lezzet Sırlarıyla Ayvalık ve Midilli Mutfağı, Ayvalık’a özgü hafif, sağlıklı ve lezzetli yemek tarifleriyle dolu…

Midilli’den Arnavut Vasil – StratisMyrivillis

(Roman)

Adalı yazar StratisMirvilis ada Osmanlı egemenliğindeyken 1890’da Skamnia’da doğmuş.

Birinci Balkan savaşı gönüllüsü olmuş. Kü

çük Asya Kampanyası’na katılmış. Küçük Asya serüveni sonrasında adaya dönmüş.

Bu kez II. Dünya Savaşı sırasında Nazi işg

aliyle karşılaşmış.

En bilinen yapıtlarından Mezarda Hayat, Arnavut Vasil ve Post Avcısı Türkçe’ye kazandırılmış.

… Sonra aniden ve hiç beklenmeyen bir şey oldu, Türk Anayasası ilan edildi. Jön Türkler Sultan Abdülhamid’i alaşağı etmiş, kumandayı ele almış, Osmanlı İmparatorluğu’nun bütün halklarına Hürriyet’i kutlamalarını emretmişlerdi.Aynı emir bizim köye de ulaştı. Hıristiyanlar ve Türkler, ‘kardaş’ gibi kutlama yapacaklardı gelen genelgeye göre. Bu andan itibaren geçmişteki bütün ayrılıklarımız unutulmalı, birbirimize kardeşlik elini uzatmalıydık. Türkler endişeliydi, devlete bir köle gibi itaat ederlerdi hep, ancak biz sevinçten çılgına dönmüştük. Kahveler, tavernalar gün boyu parasız içecek veriyor, şerbet dağıtıyor.”ZitoElefteria! Yaşasın Hürriyet!”

(Arka Kapak)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir