Cunda’nın çınarları-1: Berbat Mehmet

Ayvalık’ın eski balıkçılarını anlatmaya devam ediyoruz. Lemona Kadri, Koraka Emin derken Berbat Mehmet’i de anmadan geçmeyelim dedik. “Oğlum, kahvede ya da meyhanede oturduğun yerde daima sırtını duvara ver. Arkanda kimse kalmasın ” diyen Berbat Mehmet’i, dayısı “Hayta Hüsnü” aracılığı ile tanıyan Ahmet Anak anlatıyor.

Berbat Mehmet dayımın arkadaşıydı. Cundalıların “Hayta Hüsnü” olarak tanıdığı Hüsnü Reistir dayım. Abisi yaşında olmasına rağmen yakın arkadaşıydı. Berbat Mehmet uzun boylu ve zayıftı, beyaz uzun bıyıkları vardı. Belinde kuşak, elinde tespih, basık topuklu ayakkabılarıyla heybetli bir görünüşü vardı. Sandalyeye otururken bir ayağını altına katlardı. Yaz günü elde örme yün fanila giyerdi içine, alışkanlık işte. Tam bir kabadayı tavrı vardı. Hâlâ gözlerimin önündedir.“Berbat” lakabını Midilli’de almıştı. Midilli’de 8-10 kişilik Rum saldırısında hepsini darmadağın etmiş, bu lakap da Rumlar tarafından takılmış.

Taş kahvede anlattığı hikâyeleri çok dinledim. Ben 8-9 yaşlarında bir çocuktum. 50 yıl belki daha önce söylediği bir söz hiç aklımdan çıkmadı. Bana şöyle dedi: “Oğlum, kahvede ya da meyhanede oturduğun yerde daima sırtını duvara ver. Arkanda kimse kalmasın ” 50 yıldır her masaya oturuşumda mutlaka aklıma gelir ve bu kuralı uygularım.

Berbat Mehmet çok sigara içerdi. Öyle ki o beyaz uzun bıyıkları sigara dumanının etkisiyle sararmıştı. Ben tanıdığında 75 -80 yaşlarında bir delikanlıydı. Balık yerlerini ve hava tahminini çok iyi bilirdi. Dayım da bu konuda uzmandı ama, hep Berbat Mehmet dayıya danışır, tahminlerini doğrulatırdı. Dayım bana hep ” meteoroloji yanılır, Berbat Mehmet Dayı yanılmaz ” derdi.

Berbat Mehmet Dayı  10-12 yaşımdan önce, yani çocukluğumda dayım sayesinde tanıdığım bir büyüğümüzdü. Ben tanıdıktan bir kaç yıl sonra kaybettik. Anlattıklarım aklımda kalan, dikkatimi çeken en belirgin özellikleridir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir