Cunda çocukları…- Ahmet Anak

Ahmet Anak çocukluğunun anılarıyla Cunda’yı anlatıyor. Çocukluğunda gezdiği sokakları, oyun aralarında yediği ekmek üstü yoğurdu unutmadan, biraz da bir yetişkinin bugüne dair eleştirileriyle birlikte aktarıyor  aklında kalanları

Biz küçükken Ayvalık’ta park vardı. Çicekler, banklar…

Biz Cunda çocukları hiç gitmezdik Ayvalık parkına…

Hatta yıllarca o parkın varmadık farkına..

Sokaklarımız parktan güzeldi çünkü…tertemizdi…

O güzelliği, temizliği sağlayan annelerimizdi..

Çiçekler… çiçekler… çiçekler… Rengarenk yapraklar…

Kapıların önündeki taş merdivenler bankımızdı…

Sanki hepsi büyüklerimizin sunduğu hakkımızdı..

Kediler, köpekler, sık sık geçen atlar, tayları, eşekler, sıpaları,

Koyunlar, kuzuları, keçiler, oğlakları hayvanat bahçemizdi…

Dünyanın en güzel taş kaldırım sokakları…

Hemen dibimizdeki evimiz, büfemizdi…

Ekmek üstü yoğurt şeker veya yağ tuz tostumuz,

Ve kendi tarlamızdan buz gibi karpuz meyvemizdi..

Karpuzun çekirdekleri eğlencemizdi…

Havuz nedir bilmezdik, hiç gereksinim duymadık…

En güzel havuz arka denizimizdi…

Yani… Para o kadar değersiz ve o kadar gereksizdi…

Arkadaşlık, kardeşlik, bedavaydı hava , su gibi… menfaatsizdi…

Etnik köken, ırk, renk, cinsiyet sorgusuz, sualsizdi…

Dileyen camiye gider ya da gitmezdi, dinimiz mezhepsizdi…

Sokaklarından, tepelerinden, evlerinden Atatürk taşardı…

Cunda çocukları o kadar parasız, ama o kadar zengin yaşardı!

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir