Ayvalık’ta bir tuhaf seçim… – Hakan Gülseven

(Baş not: Seçimlere çok önem verdiğimden değil, Ayvalık’tan arkadaşlarım böyle bir haber yapmamı istediği için, onları kırmamak adına bu derlemeyi yaptım.)

Ayvalık’ta değişik bir seçim süreci yaşanıyor. Halihazırda CHP’den Belediye Başkanı olan Rahmi Gençer’in SMS mesajları telefonuma düşmeye başladığı andan itibaren ben de seçimin “aktif bir parçası” oldum!

Şaka tabii. Ayvalıklı olduğum için, yerel seçimi yakından takip ediyorum. CHP’nin adayı Rahmi Gençer mahalleden abimizdir, Demokrat Parti’den aday olan Mesut Ergin’i de tanırım. “Cumhur İttifakı”nın MHP’den aday gösterdiği zatı muhteremi ise hiç bilmiyorum, zira Ayvalık’la ilgisiz birini aday gösterdiler.

SMS meselesi ise şaka değil. Rahmi Gençer’in telefonuma düşen ikinci mesajı Ayvalık’ın tarihi liman içine 150 gezi teknesinin bağlanacağı bir iskele yapacağını söylüyordu. Bu iskele 80 metre uzunluğunda, 10 metre genişliğinde, T şeklinde olacakmış.

Bakın, bizim Ayvalık’ta denizi doldura doldura bihal oldular. Daha da 80 metrelik iskeleden söz ediyor! Kusura bakmasın ama Rahmi Gençer bu işi bilmiyor. Öğrenemedi ne yazık ki. Bir de ayrıca balıkçı barınağı yapacakmış, Cunda yolu üzerine. Biraz daha deniz doldurmaca…

Halbuki, benim çocukluğumda liman yapıldı Ayvalık’a. Şimdi devletin inşa ettiği o limanı Koç Holding’e verdiler, marinaya çevrildi, Koç Holding Ayvalık’ın olan liman üzerinden bir sürü para kazanıyor, Ayvalıklılar tekneleri sağa sola bağlıyor, imbat eserse tekneyi nereye kaçıracağını düşünüyor.

Koçlar, Sabancılar, Boynerler, Komililer… Hepsinin Ayvalık’ta yerleri, manastırdan çevirme malikaneleri var. Onların Rahmi Gençer’i desteklediği söyleniyor. Doğrudur. Ayvalık’ta yazlığı olan bir Sözcü Gazetesi yazarı da Kemal Kılıçdaroğlu’na epey kulis yapmış Rahmi Gençer için. Halbuki Ayvalık halkı Mesut Ergin’i belediye başkanı olarak görmek istiyordu. CHP Genel Merkezi ise halkın tercihini hiç dikkate almadı. CHP ilçe örgütünün de fikri dikkate alınmadı; ilçe örgütü Mesut Ergin’i destekliyordu.

Niye mi? Balıkesir “büyükşehir” ilan edilmeden önce Sarımsaklı plajlarının da bağlı bulunduğu Küçükköy Belediyesi’nin başkanı Mesut Ergin’di ve çok iyi bir belediye başkanıydı. Güzel işler yaptı. Hırsızlık yapmadı. Mafyoz tiplere de hiç taviz vermedi ve bununla başa çıkmayı becerdi.

Herkesin başkan görmek istediği Mesut Ergin, halkın talebine rağmen aday gösterilmediği için, yine halkın zorlamasıyla CHP’den ayrıldı ve aday oldu; aday oldu da Demokrat Parti’den belediye başkan adayı oldu. Başka deyişle, sağcı bir geçmişe sahip Rahmi Gençer CHP’nin adayı olurken, soldan gelen Mesut Ergin Demokrat Parti’nin adayı olmuş oldu!

Mesut Ergin’e yakın bir arkadaşımı aradım, “Neden böyle bir iş yaptı?” diye sordum. Mesela “sol” görünümlü DSP’den aday olması mümkün değilmiş, bir rivayete göre DSP ondan 500 bin lira istemiş. O yüzden Demokrat Parti’den aday olmuş. “Niye bağımsız aday olmadı?” diye sordum, o zaman da belediye meclisine kendi ekibini aday gösteremiyormuş.

Neyse, aday olduktan sonra Ayvalık’ta Mesut Ergin rüzgarı esmeye başladı. Bir arkadaşım, “Sarı Yelekliler gibi, her yerden Mesutçular çıkıyor” dedi geçen gün. 60 senelik CHP’liler Mesut Ergin’in konvoyuna katıldı. Bu yüzden CHP Genel Merkezi Özgür Özel’i işleri toparlasın diye Ayvalık’a yolladı.

 

Halkın sesini dinlemeyen CHP Genel Merkezi şimdi Ayvalık’ı kaybetmemek için çırpınıyor.

Denilen o ki, AKP’nin yaptırdığı ankete göre Mesut Ergin ilk sırada. İkinci sırada Cumhur ittifakının MHP’li adayı varmış. CHP adayı Rahmi Gençer üçüncü sıradaymış. Bilemiyorum bu tür anketlerin ne kadar doğru olabileceğini ama Özgür Özel’in Ayvalık’ta yemek yediği yerdeki garsonlardan biri arkadaşımız, yemek yerken Rahmi Gençer’e, “Burayı kaybetmişiz” dediğini söyledi. Doğrudan “kıramayacağı” burjuvalar tarafından Kemal Kılıçdaroğlu’nun kulağına fısıldanan Rahmi Gençer, CHP’nin Türkiye’nin en güzel sahil kentlerinden biri olan Ayvalık’ı kaybetmesine yol açacak gibi görünüyor. Olsun, Mesut Ergin başkan olduğu takdirde ortada halk için bir kayıp olmayacak…

Aslında şöyle bir durum var. Ayvalık Belediye Başkanı Rahmi Gençer’in yardımcısı Sedat Peker’in Ayvalık’taki mağazasının açılışını yaptı. 2013 Haziran ayaklanması sırasında ölen gençler için yapılan parkın tabelasını söktü, ancak RED’in haberi sonrası yerine tekrar taktı. Ve en önemlisi, Rahmi Gençer yönetimindeki Belediye, bir çocuk tacizcisiyle iş yaptı. Konu bilinmesine rağmen! Anlayacağınız, Ayvalık’ta işler saçma sapan bir hal almış vaziyette.

Her ne kadar Ayvalıklı olsam da, oradan uzakta yaşıyorum. Her ne kadar Ayvalıklı olmasa da eşiyle birlikte oraya yerleşmiş bir kadın arkadaşımın Kemal Kılıçdaroğlu’na yolladığı mektubu burada yayınlarsam konu iyice açıklayıcı olacaktır sanırım:

“El birliği ile başardınız, tebrikler! Geçtiğimiz seçimlerde Ayvalık için adı geçen Mesut Ergin adı kime sorsanız hâlâ telaffuz ediliyor. Memur ve işçiler de dahil olmak üzere, Ayvalık halkı bu adayla CHP’ye OY VERMEYECEK! Keşke Mesut Başkan bağımsız olsa istekleri var.

 

Rahmi Gencer’e gelince, 51 yaşında, verilen başkanlık sözü ile partiye kayıt olan bir adamı CHP’li kabul etmiyoruz.

Siz! Tayyibin uçağında, Hisarcıklıoğlunun Tayyip’le tanıştırdığı ve Mevcut CHP’li yönetimin (o zaman Hasan Bülent Türközen’di) Ayvalığı yönetemediğini söyleyen bir adamı başkan yaptınız.

Siz! Aylarca memuruna, işçisine para ödeyemeyen bir adamı başkan yaptınız.

Siz! Ayrımcılığın dibine vuran, egodan gözü dönmüş, başkan benim diye masa yumruklayan bir adamı başkan yaptınız.

Dahası SİZ, basın açıklaması yapıp, ‘Kurultayın sırası değil ama, Kılıçdaroğlu ile devam etmek istemiyoruz’ diyen bir adamı, biz istiyor, başkan yapacağız dediniz!

Bravo, ne yüce gönüllüymüşsünüz (!) Siz! burada yaptım dediği bütün projeleri, diğer başkanların başlatmış ve düşünmüş kendisinin de üzerine konmuş bir adamı başkan yaptınız.

Siz! ‘bu projeler benim fikrim’ dedi. İnandınız! Zira halkın sesine epeydir kapalı kulaklarınız! Ama: Umut Akdoğan gibi Ayvalık’ta Rakı balık muhabbeti yapan Balıkesir milletvekili, il başkanı vs.’nin isteklerinden çok daha önemlidir halkın iradesi.

Yalnızca Facebook mesajlarını okusanız bile yeterdi. Bu kadar sevilmeyen bir adam niye? Ve siz: Halkın sesine nasıl bu kadar kulak tıkadınız? Eminim karşılığını alacaksınız ve dilerim o zaman kulaklarınızı açarsınız. 4 yılımız gitti, bir 4 yılı daha böyle geçirmeye alet olmayacağız. Saygılar.”

Bu da, Kadir Akar isimli -eski- bir Ayvalık sakininin yazdıkları:

Merhaba sevgili Ayvalık’lı dostlarım. Malum seçim yaklaşıyor. Benim bazı sorularım var. Zahmet edip okursanız mutlu olurum.

  1. OYUMU, neden genç yaşında siyasi kariyerine CHP ile başlayan ve başka da hiçbir partide üyeliği olmayan, her seferinde ihanete uğrasa da hizmet etmek için yine CHP saflarını zorlayan bir adaya değil de, MHP ile gönül bağı olan, ANAP’tan meclis üyeliği adaylığı olan 51 yaşında seçimlere çok az kala birdenbire CHP rozeti takan birine vereyim?
  2. OYUMU, neden hiç ayrımcı, ötekileştiren bir söylemine rastlamadığım biri yerine “O Boşnak mı bizi yönetecek?” gibi faşit söylemler içeren bir dil kullanan birine vereyim?
  3. OYUMU, neden, Küçükköy Kültür Merkezi için zemin etüdü yaptırma çabalarına giren. (ki kolaya kaçıp, depremmiş bataklıkmış, koy binayı maksat iş yaptık, görülsün diyebilirdi) bunun için yer tahsisini bekleyen, Doğuş ile konuşan, projesini bugünkünün iki kat büyüklüğünde, modern ve çok fonksiyonlu çizdiren biri yerine, bütün bu emeği YOK sayıp, her yerde, garibim bir gazeteciyi bile kullanarak, “BEN yaptırdım, hiçbir çizilmiş proje YOKTU” diye kendini kaybetmişcesine YALAN söyleyen birine vereyim? (İsteyen seyredebilir bkz. Medya Ayvalık, İsteyen Mesut Ergin’in projesini de görebilir) Bugün paçavraya çevirdiği proje o kadar küçük ki, Kültür merkezi ile ilgili ilaveler sözü veriyor. İş bilmek diye birşey var ya, ah ah!
  4. OYUMU, neden Kırlangıç gibi bir Kültür Mirasını, gerçek anlamda “Endüstriyel Miras” kavramına uygun olarak koruyacak, gelirinin çoğunun tek bir şirkete değil de, belediyeye kalacağı bir sistem ile projelendirecek biri yerine, yok etme, (söyleminin tam tersi) kimliksizleştirme yoluna giden, belediyeye kalacak geliri %4’sıkıştıran ve buna sevinen, Kırlangıç gibi bir yeri, işi AVM’ler de olan bir şirkete ihale eden ( 26.5 koca yıl) Bu yapıların, nasıl bu adamlara teslim edilmeden de, kentin ekonomisine gelir sağlayacağını bilmeyen birine vereyim?

Orayla ilgili küçük bir not: Bugün Endüstriyel miras diyebileceği hiçbir şey kalmamıştır içeride. Her bir makina parçası yok artık! (Bunu da Hasan bey zamanında oranın kapılarını açıp, kente tekrar kazandırılmalı diyen Ali bey vardı, orada bir proje ofisi kurdu. Onu bulup sorabilirsiniz. Tepebaşı Belediyesi’ni de kardeş Şehir yaptı Ayvalık’a. Eskişehir, Büyükerşen’in ekibi ile Ayvalık belediyesi ortak çizdirtmişti projeyi. Elinde olmalı hala. (Hani Eskişehir’i pek beğeniyoruz ya, bu desteği elinin tersi ile itti başkan) Ayrıca çizen ekip kuruş para istememiş. Kendi benzin paralarını koyup geliyorlarmış) Oysa Rahmi bey, (Halkçı bey) Projeyi Sabancı’nın mimarı diye bilinen Ersen Bey’e çizdirdi. Ersen Bey’in içeride bir çok şeyin yıkıldığından haberi olmadığını da ekleyelim! Zannediyorum, alan şirket için pek kullanışlı olamayacaktı, bu nedenle yıkıldılar. Bu arada bana kimse, binalar çok kötü durumdaydı palavrasını anlatmasın. Yani öyle illa ki de yıkmak gerekmiyor! Kültürel Mirasın nasıl korunacağı konusunda çoook konuşmak, yazışmak gerekir. Öyle bir vaktim yok.

  1. AYAZMA için de tam olarak Kırlangıç için söyleyeceğim şeyler geçerli. OYUMU, neden bugün dünyada farklı bir anlayış varken, onu benimseyen, bu tür yapıların işlevini arttıran bir sistemi tercih eden, ayrıca kendisinden önce oraya emek verenlerin isimlerini atlamadan, Tepelere kendi adını yazdırıp, orada bunu yapmasına yol açanları yok saymayan biri varken, yine yine ve yine yalan söyleyen, göğsüne vura vura “BEN”yaptım naraları atan birine vereyim?

 

  1. OYUMU, neden küçük bir Belde Belediye olmasına rağmen, kaliteli yayınlar çıkaran, deniz araştırması yapıp bilim adamları getirip, bir de Deniz kirliliği ile ilgili kitap basabilen, koca bir arıtma tesisi kurabilen bir aday yerine, Ayvalık Belediyesi olarak 5 yılda tek bir kitap basamayan birine vereyim?
  2. OYUMU, neden kınadığımız iktidar gibi, Basını satın alan bir adaya vereyim? Birinin bütün gazetelerini satın alır, birine belediyede iş verir, birine mekan… Herkes biliyor ama yine susuyor!
  3. OYUMU, neden Tayyip benzeri bir adaya vereyim. Kimseye laf atmayacağız, kötülemeyeceğiz beyanatları verip, köy konuşmalarında, “Mesut Efendiiii!”naraları atan, çirkince dalga geçen, dediğiyle yaptığı bir olmayan adaya vereyim? Herkesin ona kaçak Tayyip dediğini duymuyor musunuz? Halkta karşılığı var diye CHP’liler de seçim kampanyalarını AKP dili ile sürdürüyor. BRAVO!
  4. OYUMU, neden kurumsal yapının ne olduğunu bilen, daha içeri girdiğinizde sekreterinden itibaren bunu hissettiğiniz, makamın hakkını veren bir aday yerine, yapıyı altüst etmiş, sekreterinin de, çalışanlarının da mahalle ağzı ile halka (tabiri caizse) laf yetiştirdiği. Çok çok özür diliyorum, ama ben utandım izlerken. Hani kral çıkmadan önce soytarı ortalığı coşturur da kral çıkar ya sonra! Bir başkan yardımcısının bu halde çığırtkanlık yaptığını seyrettiğimde hakikaten utandım. Böyle bir adaya mı oy vereyim? O kınayıp, güldüğümüz, Tayyibin yanında kimliğini kaybedip soytarısı olmuş dediğimiz adamlardan ne farkınız var. Yazık adama, hiç mi sunucu birini bulamadınız. Sekreteri yapsın bari bu işi.
  5. OYUMU, neden işçisine, memuruna borcu olmayan biri yerine, yanındaki bazılarını görüp, size para kalmadı diyen bir adaya vereyim? Bir memur arkaş Rahmi Bey’in yanındaki …. kişinin 8 bin maaş aldığını söylediğinde, neden konuşmuyorsunuz dedim. Bizi kim takar demişti. Size de ACI gelmedi mi?

En acısı ne biliyor musunuz. Bir çocuk tacizcisine seçim dönemi iş vermek. Kazanmak için bu kadar çirkinleşebilmek. Başkanın arkadaşının o dönem bu adama araba alması mesela, ya da ona ödenen paralar, yaptırılan haberler. Başkan yardımcısının odasında çaylı, kahveli muhabbetler, sahi, nasıl yapabildiniz? Ve yereldeki ahbaplık muhabbeti yüzünden sümenaltı edilmesi bu isimlerin, sanki başkanın hiiiç haberi yokmuş gibi, adını uzaklaştırmak bu olaydan, bu nasıl şuursuzca bir davranış o da ayrı konu!!! Bir medya mensubu ve eski bir meclis üyesi zaten facebook atışmasında doğruladılar bu olayı. “Yok sen biliyordun da, yok sen niye sustun da”!!! Sahi kadın insiyatifleri başta olmak üzere siz bütün STK’lar niye sustunuz. Ya siz anne babalar??? Yalnızca bu bile mevcut adayın utanmasına yetmeliydi. Ama siyaset işte değil mi, kimin eli temiz ki…

Daha çok sıralayabilirim ama 1 sefer yazıyorum ve çok oldu bile şimdiden…Ben Ayvalık’ı terk ettim. Artık orada yaşamıyorum. Ama bulunduğum süre bana fazla fazla yetti. Her yer bozuk tabi, ama farklı olmasını dilerdim oranın. Belki bu sefer yerelde bir fark yaratabilir. Ezber bozar. Kimbilir bugün nasıl herkes Ovacık’ı konuşuyorsa, yarın “Vayyy be!”diye Ayvalık’ı da konuşabilir. Ama bu yalnız ve yalnız ezber bozarak mümkündür!

Sevgilerimle.

Ayvalık’ta bir tuhaf seçim… – Hakan Gülseven” için bir yorum

  • 29 Mart 2019 tarihinde, saat 14:23
    Permalink

    Peki yazdıklarıniz çok güzel ayvalıgın kalkınması başkan olarak i kimi görmek istersiniz.

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir